Canavarlar her yerde

Img

MÜJDE IŞIL – Truva Savaşı’nda tahta at hilesinin fikir babası Odysseus. Onun hırsı ve pratik zekâsı sayesinde savaş kazanılmış ama Truva’nın medeniyeti ve halkı mahvedilmiş. Rivayete göre Fatih Sultan Mehmet de Mustafa Kemal Atatürk de farklı zamanlarda kazandıkları zaferleriyle Truvalıların intikamını aldıklarını söylemiş. Homeros’un neredeyse tüm yazılı külliyat için kaynak olarak kabul edilen Truva Savaşı ve Odysseus’un evine dönüş macerası destanı, Christopher Nolan’ın şaşaalı ellerinde hayat buldu bu kez.

“The Odyssey/Odyssey” teknik açıdan tamamen bir Nolan filmi. Her sahneyi, seyircinin o anın içinde hissetmesi için o kadar titizlikle planlamış ki kayıtsız kalmak mümkün değil. Nolan filmleri gibi “Odyssey” de perdede deneyimlenmesi gereken bir ustalık eseri. Efsaneyi geriye dönüşlerle anlatması, zaman algısıyla oynamayı seven Nolan’ın bir diğer alametifarikası. Üç saatlik filmin süresini hissettirmemesi de bir Nolan klasiği. Oyuncu kadrosundan çok iyi performans almasıyla da bu bir Nolan filmi. Matt Damon, Tom Holland, Anne Hathaway, Robert Pattinson hepsi de çok iyi oynuyor ve 2027 Oscar sezonu için iddialı bir film olacağı kesin gibi.

Nolan, ilk yönetmen Oscar’ını kazandığı “Oppenheimer”dan sonraki ilk filmi “Odyssey”. Türleri farklı olsa da iki filmin birbirinin devamı olduğunu söylemek mümkün. Oppenheimer nasıl ki atom bombasını icat edip cehennemin kapılarını açtıysa ve yaşadığı sürece bununla yüzleşmek zorunda kaldıysa Odysseus da hileyle ordusuna savaş kazandırıp cehennemin kapılarını açıyor ve İthaka Krallığı’na dönüş yolculuğunda bununla yüzleşiyor.

“Odyssey”i Nolan filmlerinden ayıran başlıca özellik ise bu sefer çok bilindik bir destanı uyarlaması. Destanı sadeleştiren Nolan’ın genel tarzına göre film fazla ‘düz’ kalıyor. Yönetmen bu handikabı teknik ustalığıyla kapatmak istese de film ister istemez Wolfgang Petersen’in “Truva”sı başta olmak üzere önceki uyarlamalarla karşılaştırılıyor ve duygusal damarı daha az hissediliyor.

Tartışmalı film

Film hakkındaki tartışmalara gelirsek… Agamemnon’un kaskı, Nolan’ın Batman maskesine benzetilmişti. Agamemnon ile Batman’in güçlü görünümleri arkasındaki derin darbeler arasında siyah kask üzerinden bir paralellik kurmuş sanki Nolan. Truvalı Helen rolünü, siyah oyuncu Lupita Nyong’o’nun canlandırması ve Elliot Page’in varlığı da epey konuşulmuştu. Lupita Nyong’o kısacık rolünde çok iyi. Ama bir yandan da Nolan’ın bu tercihleriyle Amerikan Yönetmenler Birliği Başkanı olarak Akademi’nin azınlıkların daha görünür olması ve film kadrolarında yer alması kuralını önemsediği görülüyor. Bir diğer tartışma konusu ise Antik Yunan’da geçmesine rağmen, karakterlerin Amerikan aksanıyla konuşması ve modern diyalogların kullanılmasının tarihsel gerçekliği zedelemesi… Açıkçası teknik mükemmellik peşinde koşan bir sinemacının dil konusunda muhafazakâr kalmasını beklemek gerçekçi değil esasında.

Nolan için asıl iddialı olan, dili modernize etmek değil, içinde canavarların ve yaratıkların olduğu bir destanı perdeye getirmekti muhtemelen. Zira her sahnenin gerçekçi görünmesi için yapay unsurlardan özenle kaçınan Nolan’ın gerçeküstü yaratıkları CGI yerine mekanik kuklalar ve modeller kullanarak hayata geçirmesi takdire şayan. Özellikle Tepegöz sahnesi, bu filmi şimdiden klasikleştirdi.

Antik çağda geçen bir destan olmasına rağmen “Odyssey”i bugünle birebir örtüşen bir film yapmış Nolan. “Başkalarının topraklarını istila etmek, halkını yok etmek, mallarını yağmalamak ve buna zafer demek mümkün değil” demiş. Ve insanlığın “Odyssey”den ders almadığını, o karanlık anlatıların unutulduğunu, bu yüzden hataların yüzyıllar boyunca tekrar ettiğini yüzümüze vurmuş. Filmi tekniği kadar değerli kılan da bu vurgusu. 

IMAX 70mm muamması 

Nolan, “Odyssey”yi tamamen IMAX 70mm olarak çekti ve bir ilke imza attı. Vizyona girmesinden tam bir yıl önce yalnızca IMAX 70mm formatlı sinema salonlarında ve belirli seanslar için biletler satışa çıktı ve saatler içinde tükendi. İlk bir saat içinde koltukların yüzde 95’i dolarken toplam 1.5 milyon dolarlık satış gerçekleşti. Dünyada IMAX 70mm formatlı yaklaşık 40 sinema salonu bulunuyor. Çoğu ABD’de. Türkiye’de ise IMAX 70mm formatında gösterim yapabilen salon yok. Ülkemizde toplam IMAX salon sayısı 11. Paribu Cineverse’ün dokuz, World Cinezone’un iki IMAX salonu var. Mevcut olanlar içerisinde en iyisi ise IMAX with Laser teknolojisi. 4K çözünürlük, yüksek kontrast ve 12 kanallı ses sistemleriyle standart IMAX’ten çok daha gerçekçi ve net görüntü sunuyor. Türkiye’de IMAX with Laser teknolojisine sahip sadece üç salon bulunuyor: İstanbul’da World Cinezone Marmara Forum, Ankara’da World Cinezone Gordion ve Paribu Cineverse Panora.

yok

Author: Can Kaya